Posts tagged ‘Programlama’

Arama motorları, google, hakia ve balık avı


Google ve benzeri popüler arama motorları bir içeriği bulmak için ilgili kelimelerin sayfa içinde ne kadar geçtiğine bakar, ilgili kelimelerin sayısı ne kadar yüksekse o sayfa arama sonucunda daha üstlerde gözükür. Bununla berbaer bir siteye verilen link (bağlantı) sayısı da o sitenin arama motorlarında daha yukarılarda çıkmasını sağlar. Pagerank denilen mevzuyu arama motorlarına kazandıran google, bu bağlantıların birbirlerine olan referanslarının çok önemli olduğunu düşünmüşse de daha sonraları birçok art niyetli girişime kapı açmıştır.

Kendilerini zeki zanneden arama motorları daha sonraları bu motorları kandırmaya çalışanlardan kurtulmak için çalışamalarının yönünü değiştirmek zorunda kalmıştır. Önceleri ilgili kelimeleri bulup getirmek için didinen motorlar şimdilerde zaten indexledikleri içeriği spam içerikten arındırmaya çalışmaktadır.

Peki spam içerik ne demektir? An itibariyle “ipod türkiye” isimli bir sayfanın içindeki bir sayfayı göstererek ne demek istediğimizi bir çırpıda anlatalım isterseniz.

Bağlantı vererk kendimizi de spam hale  getirmemek için sayfadan aldığım görüntüyü koyuyorum. Bir google araması sonucunda karşınıza size herşeyi barındırdığını söyleyen bir linkle karşılaşıyorsunuz ve tıklıyorsunuz. Karşınıza gelen sayfa şöyle birşey. Oysa siz acil telefon numaraları hakkında bilgi istemiştiniz, neden böyle boş bir sayfa çıksın ki? Herşeyden önce yanlışı yapan google gibi görünüyor çünkü bu sayfada aradığınızla ilgili hiçbir şey yok.

spam0.png

Yalnız yandaki kaydırma çubuğunu dikkatli bir şekilde aşağı doğru çektiğinizde internet explorer size burada çalıştırılmak üzere olan bir script olduğunu söylüyor. Spam

Ve tabii ki aşağıda silik de olsa bazı yazılar görüyorsunuz. Bu yazıların daha açık bir haline “Tümünü Seç” deyip ulaşabilirsiniz.

spam2.png

Gördüğünüz gibi burda yok yok. İnsanların en çok aradıkları kelimeleri sayfaya koyarak arama motorlarına sanki içerik yüklülermiş gibi görünüp en yukarılarda çıkıyorlar. İşte sizin aradığınız kelime, mankenlerin isimleri, yetişkin içerikleri, melodiler ve skandal isimlerinin arasında duruyor.

spam3.png

Dikkatinizi çekecek birbaşka nokta da sayfanın adresi. Adres her tür çekici(!) isimle donatılmış vaziyette ve gayetuzun.

spam4.png

Bunun sebebi arama motorlarının sayfaların adreslerinde ilgili kelimeleri bulması durumunda o sayfayı daha üstte göstermesi. Yani aynı yığın içerik isimlendirmesi adres satırında da kullanılmış. Bazen bir arama yaptığınızda aradığınız şey çokgenel ve bilinen birşeyle ilgili olmamasına rağmen bazı sayfaların bu kelimeyi subdomain (subdomain.google.com gibi) olarak gösterdiğine şahit olabilir ve “oleyy işte aradığımı buldum, özel sayfa yapmış adamlar” diyerek yanılgıya düşebilirsiniz. Bunun sebebi işte bu adreste arama özelliğindendir.

Peki işiniz gücünüz varken, size lazımken, vatandaşa çok lazım olmasına rağmen kendini zeki sanan arama motorlarını avanak yerine koyan bu spam zımbırtılarının sebebi nedir. Kim çocul çocuğun ekmeğiyle oynayıp da sizin vaktinizi çalıp da mutlu olabilir? Tabii ki bu sorunun sade bir cevabı yok. Öncelikle gerizekalı chat sitelerine yönlendirme yapan bu boş içerik (spam) yüklü sayfanın sahibi insanları kendi sayfasına çekip para kazanmanın peşinde. Bu şekilde ne kadar kazanıyor bilemiyorum ama çok beddua ve küfür aldığı kesin. Zira internette aradığınız şey tek bir sayfada bulunuyor olsa da artık google’ın büyük indexlemesinden süzülüp karşınıza çıkma olasılığı çok yüksek ve bu tür siteler o tek sayfanın çıkmaması için ellerinden geleni yapıyorlar ve tabii ki siz “26.214 results”  deyince arama ekranının 2. sayfasına bile geçmek istemiyorsunuz.(bu sayı sallanmıştır ve genelde bunun 100 katı fazla sonuç bulunur)

“N’olcak  peki?” sorusunun umut verici bir cevabı var tabi. Her zaman arama motorları öyle “ota samana” atlayıp da “işte senin aradığın” diyerek sazan olma özelliğini devam ettirmeyecekler, ettiremezler. Çünkü dev google’ın bile yapmadığını bir başka cüce yapmaya kalkar ve bunda da başarılı olursa kimse google kullanmaz, kullanmak zorunda da değil.

Google tarzı arama yavaş yavaş ölüyor. Bunun yerine semantik arama mantığını kullanan hakia  tarzı arama kabul görüyor.Aslında hakia’nın da biryerlere geldiğini söylemek haksızlık olur şimdiden. Aramalar google nazaran çok daha uzun sürüyor ve mantıksal (semantik) arama mantığı çok işlevsel değil ama yine de arama  motoruna soru sorduğunuzda size cevaplar verebiliyor. Semantik aramada önemli olan ilgilendiğiniz şeyle ilgili kelimelerin sayfalarda geçmesi değil, doğrudan size ne lazımsa onun cevabı veya açıklamasının olması. Örneğin siz bir sanatçı hakkında birşeyler öğrenmek istiyorsunuz. Google’a sorduğunuzda o sanatçı ile iligli çok malzeme içeren sayfayı sizin karşınıza getirir. Hakia ise indexleme işlemi sırasında küçük bir web sayfasının o sanatçıyla ilgili çok geniş bir açıklama yaptığını herşeyi anlattığını ama yazı içerisinden belki en çok 4-5 defa sanatçının adının geçtiğini farkedip o google tarafından görmezden gelen web sayfasını “senin aradığının karşılığı budur” diyerek en üstte gösterebiliyor. En azından amaçlanan bu 🙂

Bu yazıda amacım arama motorlarını herşeyiyle anlatmak değildi, iyice çığırından çıktığı için bu girdiyi bitirmek zorundayım. En azından bu mesele hakkında küçük birreferans oluşturmak istedim, hala btün bunlardan haberiniz olmamıştıysa biraz fikir vermiştir umarım.

Ağustos 21, 2007 at 7:13 am 1 yorum

Netbeans hiç net değil…


Aşağıda bağlantısı verilen sayfadaki durum benim aynını yazmama engel olmaya kalktı ama yine de tecrübedir ve ayrı bir tecrübedir diye yazayım dedim.
Bir süreliğine Java ile ilgilenmek istedim, açtım, baktım, okudum, yazdım vs ama bi türlü ısınamadım. 256 MB Ram ile sürüen makinemin işgüzarlığı olsa gerek Java’yı terkeylemek durumunda kalınca hiçbir eksiklik de hissetmedim doğrusu. C#’a geçtim ve çok da sevdim doğrusu. Ne zamana kadar. Ayrı bir başlıkta da belirttiğim gibi güzeller güzeli SonyEricsson K750i alıncaya kadar.
Bu harika elt baya güzel uygulamaları çalıştırabilip, baya güzel olan diğerlerini çalıştıramayınca ben de kendi uyulamalarımı yazayım dedim. Bu konuda eclipse yetersiz kalıyormuş diye duydum -ki eski tecrübelerim de bunu doğrular nitelikteydi. Ben de tavsiyeler üzerine baya büyük bir kurulum dosyasına sahip (256kb pör sekınd hızla çok oluyo) netbeansı indirdim. Java sdk hatası vermesi ayrı bela onun dışında uzuuuunca bir hata ile karşılaştım. Aramalarım sonucunda bir forum sitesinde aşağıdaki bağlantıda arkadaşın bahsettiği şekilde dil ayarlarını ABD’ye dönderince bütün dünya netbeans’ın oldu (sandım). Şimdi SDK’nın olması gerekn versiyonunu indirmeye çalışıyorum.
Hadi hayırlısı olucak olucak da…

noktalıvirgül : Netbeans Kurulum Hatası : “The wizard cannot continue because of the following error : could not load wizard specified in /wizard.inf(104)” / 12.06.2007

Haziran 11, 2007 at 6:03 pm Yorum bırakın

.NET ve MOBİL TEKNOLOJİLER SEMİNERİ



.NET ve MOBİL TEKNOLOJİLER SEMİNERİ

CETURK, Mayıs
ayının konusuna uygun olarak .NET ve MOBİL TEKNOLOJİLER konulu
bir seminer gerçekleştiriyor. Katılımın ücretsiz olduğu seminer, 16 Haziran
Cumartesi günü 13:00-15:00 saatleri arasında Microsoft Türkiye İstanbul ofisinde
gerçekleştirilecektir.
Konuşmacı :Mobile
Device MVP ERALP ERALT

Seminer Yeri :

Microsoft İstanbul Ofisi
Barbaros Plaza
145-C, Dikilitaş
34349 İstanbul

Kayıt olmak için :
http://www.ceturk.com/etkinlikkayit.asp?id=26

Haziran 10, 2007 at 5:28 pm Yorum bırakın


Takvim

Ağustos 2017
P S Ç P C C P
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

İstatistik

  • 42,295 sayfa görüntüleme