İş nerede?

Eylül 27, 2009 at 12:02 am 1 yorum


Yazıya başlangıç zamanı ekim 2008

Son sıralarda farkettiğim bir konu beni “üzüldüm, sonra üzüldüğüme üzüldüm”  durumuna düşürdü. Zira bir hatamı farketmiş, o hatayı farkedince kaçırdıklarımı fark etmiş, bu seferde ümitsizliğe kapılmış ve bu da olunca elden ayaktan düşmüş bir vaziyete gelmiştim. Her neyse şimdi kendimi toparlama sürecine girdim sanırm. En azından “hıı demek böylemiş (meselenin farkına varma durumu), o halde (atılım yapılıyor) bunu düzeltmeliyim. Şuradan başlayayım (işte oluyor)” adımlarını birer birer attım.

Efendim eskiden bilgisayar deyince akan sular dururdu benim için. Şimdi ise iş, iş ve ve iş geliyor aklıma. Bitmeyen işler, yapılacak işler, biten işler, beğenilen işler, kabul görmeyen işler, alınamayan işler ve istenmeden alınan işler ve diğer işler. Bilgisayar mı, iş işte…

Yok durumu anlatış şeklim benim böyle, ümitsizlik değil bu. Hala eskli güzellikler de var yeni ortaya çıkanlar da ama ilk heyecan kaybolalı epey vakit geçti ben onun yasını tutuyorum.

Bir zaman takip ettiğim haber siteleri, forumlar, günlükler vs hep bir sebepten ötürü kendilerine soğuduğum için bir daha asla uğramadığım mekanlar haline geldi(gelmiş.) Hal böyle olunca özellikle son dönemde internette dolaşayım dediğimde girebileceğim bir web sayfasının yokluğundan şikayet eder hale gelmiştim. Takip ettiğim günlüklerin yazarları birşeyler eklemeyince sinirlenir olmaya başlıyordum.

“Hey gidi günler. Eskiden şu siteye bakardım” deyiverdim fazlamesai.net i görünce geçende. Bir zamanlar ne de sıkı takip ederdim. Şimdilerde eski heyecanımı tekrar kazanmak için bi daha giriyorum ama o zamanki gibi olmuyor tabi.

Linuxçu camianın ne de hoş ortamları vardı. Şimdilerde linuxu “birilerinin ilgilendiği şeyler” olarak görüyorum. Microsoft’un sitesini bile benim için “belli bir kesim”in bişeyi olarak görürdüm ama şimdi sadece bir web sayfası benim için.

Burada sanıyorum sorunlardan biri bunca zaman geçmişken benim hala o kadar heyecan verici şeylere bir katkımın olmayışı. Bunu taa en başından beri istememe rağmen bir türlü üretim girişimlerimin sonunu göremedim. Bir aidiyet problemi yaşadığımı sanıyorum. Zira hem o kadar zaman bunlar benle alakalı diyeceksin, hem de “ee sende neler var” sorusuna bir cevap veremeyeceksin. Sonuçta internette sörf yapıp son habeleri almak, yeni ve ilginç programları kurup kullanmak, tuhaf bilgiler öğrenip başkalarına anlatmak eğer ömür olsa belki bin yıl yapıp da elinize hiçbirşey geçirmeyecek uğraşlar. Ama ne zaman ki son tanıtılan programlardan birinde adınız bu işi yapan listesinde olur o zaman gündem oluşturur, paylaştığınız şeyin bir üyesi olur, maçta ilk 11e girer, hiç olmazsa klübede yedek beklersiniz. Tribünler hep para verenler için olduğu müddetçe alacağınız keyif paranız oldukça devam edecektir. Buradaki “para” kelimesini gerçek hayata uyarlarsak, gerçek para, zaman, sağlık, sabır veya başka değerli şeyleri koyabiliriz. Şimdi bütün bunların tükenmesi karşılında aldığm şey o “anlık keyif”ten daha fazlası olmalı değil mi?

Bütün bu iç karmaşasını burada paylaşmamın sebebi ise bende daha önce hoş hisler uyandıran Paul Graham‘ın Nasıl Başlamalı? yazısının bence ikinci kez biraz daha farklı hisler devşirmesi.Yok öyle startup felan peşinde değilim ama bir ders çıkardığımı söyleyebilirim. Fikirler, teknikler-taktikler, insanlar, girişimler felan herşey iyi de iş nerede diye sordum kendime.

-İş nerede?

Yazıya devam tarihi eylül 2009

-İşte burada!

diyebileceğim bir zaman dileğiyle ayrılmak istedim ve yazıyı bu kısımda nadasa bıraktım. Üzerinden o kadar vakit geçti ve müjde: “Ben askere gidiyorum”

Müjde bunun neresinde diyeceksiniz? Kaçıyorum arkadaşım, kaçıyorum. Olmadı birinci raundda. İşte bu yüzden iş, iş ve iş bölümünü bir çiş molası ile bitirmek ve geri döndüğümde üzerinden bin yıl geçmiş gibi hissettiğim şeylerin üstüne yeni hayaller kurmak istiyorum. Ne yapsam şuanı değiştirmeye başlayamayacağım için kendimi ve zamanı değiştirip tekrar başlamanın bir yolunu seçmiş bulunuyorum. Her ne kadar bunu kaçmak diye isimlendirsem de bir tatil kaçışı olduğunu da ifade etmeliyim ki yanlış anlaşılmasın. Dönünce herşeyin daha güzel olacağını umuyorum.

Peki ne yapabilirim dönünce:

  1. Hep yapmak istediğim Google Labs tarzı mini uygulamalar. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok, bir takvim herkese lazım ama kolay kullanım ve ekstra minik bir özellik hayat kurtarır.
  2. Küçük işletmeler için küçük ihtiyaçları karşılayacak kaynak/stok/zaman vb şeylerin yönetimi için programlar.
  3. Hep yapmak istediğim windows mobile, iphone ve android için çok az iş yapan ama çok kullanışlı uygulamacıklar. Bunları yapmanın ileride yapabileceğim daha geniş çaplı uygulamaların adaptasyon aşamasında yol gösterici olacağını düşünüyorum.
  4. Şimdi hatırlayamadığım başka küçük ama heyecan verici şeyler.

Hadi hayırlısı deyip yine ara veriyorum.

    Reklamlar

    Entry filed under: Genel, Yazılım. Tags: , , , , , .

    Devrim arabaları Windows tabanlı telefonlarda internet nasıl paylaşılır?

    1 Yorum Add your own

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s

    Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


    Takvim

    Eylül 2009
    P S Ç P C C P
    « Ağu   Kas »
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930  

    İstatistik

    • 42,146 sayfa görüntüleme

    %d blogcu bunu beğendi: