Notebook (2004)

Mayıs 22, 2008 at 12:45 pm Yorum bırakın


Bir zamanlar kafama estikçe film izler, ikinci esintide de buraya yorumlarımı döktürürdüm. “Vayy be ne kadar da vakit geçmiş üstünden” düşüncelerini kafamın üstünde oluşan hayal bulutundan aşağı indirip son izlediğim “güzel” bir film hakkkında yorum yazmak istiyorum.

Sinema eleştirisi yaparken filmlerden alınmış bir iki görüntüyü de koymak adetlerimdendir, bu adeti de sinema aleştirilerini okurken görüntüleri ne kadar çok aradığımı fareketttiğimde edindim. İşte internetten aşırdığım bir iki görüntü, önce bunları koyalım.

İşte bu esasoğlan Noah:

Bu da esas kızımız (oldu mu ki) Allie.

Bu da ev.

Ne alaka mı? Öyle demeyin ev önemli burda, hem de çok. Efendim kahramanımız Noah (Ryan Gosling) fakir ama gurulu bir gençtir, kızımız Allie (Rachel McAdams) ise zengin ve şımarık bir fabrikatör kızıdır. Bunlar bizim klişelerimiz; zengin ana-baba kızını filmdeki deyişle trash (çöp, gerekisz, anlamsız, boş) oğlana vermek istemez. Onların yaşadığı mini mini yaz aşkı bir gece tartışmasından sonra cebren bitirilir. Noah işin ucunu bırakmaz 1 yıl boyunca her gün bir mektup gönderir Allie’ye ama zalim anne mektupları saklar falan.

Bütün bunları sadece okuyunca ya da kendimden duyunca bile ne kadar da yeşilçam diyorum içimden ama asıl ustalık sanırım burda ortaya çıkıyor. Zira bütün bu olup biteni anlatırken zaten olup biten, sonlanmış bir vakanın nasıl ilerlediğinin merakının uyandırılması yönetmenin başarısı.  Bir huzurevindeki iki yaşlının bu klişe hikayeyi değerlendirmesi ve aradaki bağlantının seyirciye kurdurulması oldukça iyi bir ödev olmuş izleyen için ama asıl güzellik meselenin beklenmeyen mecralara kasten sürüklenmesi, tahmin edilen sonuçların bile izliyicide rahatsızlık uyandırmayacak biçimde servis edilmesi söz konusu. Sonuçta kaç kişi yıllar sonra karşılaşan iki sevgilinin bildik tartışma veya gözyaşı ile buluşmasını izlemek ister ki. Küçük sürprizlerle, enteresan tepkilerle bu kısmın ne kadar da hoş bir hal aldığını görmek beni çok memnun etti.

Ev demiştik ya, evet ev önemli ama sanki benim evde bulduğum anlam “keşke benim de böyle evim olsaydı” niyetimle alakalı. Neyse Nick Cassavetes amcamızdan böyle bir sonuç beklemiyorum. Hani uzun süredir iyi bişeyle karşılaşmadıktan sonraki ilk güzel şey vardır ya benim için öyle oldu bu. Allah herkese böyle bir aşk aman böyle bir film izlemek nasip etsin. Spoiler mi verdim ne? 🙂

Reklamlar

Entry filed under: Genel. Tags: , , , , , , .

Meğer hakia türkçeleşmiş Çift Çekirdekli Laptop Çantası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Takvim

Mayıs 2008
P S Ç P C C P
« Nis   Ağu »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

İstatistik

  • 42,146 sayfa görüntüleme

%d blogcu bunu beğendi: