Cebit 2007 izlenimleri

Ekim 15, 2007 at 9:14 am Yorum bırakın


İlk duyduğumda çok etkilendiğim cebit bilişim fuarına bu yıl gidip görmek, yakinen tanımak nasip oldu. Ne yalan söyleyeyim her yerde “bu yıl çok sönük, gittikçe popüleritesini ve önemini yitiriyor” söyemlerini gördükçe gördiklerimden daha da az etkilenebildim.  Zira gidip gördük, gezip tozduk. Fuar dediler teknoloji dediler, bi numarasının olmadığını gördük. Pazar yerinin 10 tane devasa salondan oluşan teknoloji çer-çöpünün doldurulduğu bir yer işte.

İlkin Tüyap Fuar merkezinin o devasa yapısı çok hoşuma gitti, bunu söylemeden geçmeyeyim. İkincisi teknolojiyi sevseniz bile hata teknik-teknolojik bir hasta bile olsanız o kadar çok alet-edevatı birarada görünce pek de ilginizi çekemiyor cebinizde para olmayınca. Bi de zaten internetten takip ettiğiniz teknolojilerin en fazla aynılarını ya da daha düşük sürümlerini görmek size bişey katmıyor, keyif vermiyor. En çok gözümüze sokulan telefonumsu teknolojiler bile yeni birşey vermiyordu o güzelim fuarda. En fazla Avea standında (daha doğrusu salonunda) dans eden kızlar, arada hediye edilen avea telefonlar (sanırsam bunlarda sadece avea çalışıyor), kalem malem, şapka mapka ve poster moster ilgi çekebiliyordu. Turkcell standında 2MB lik gprs başlangıç paketlerinden hediye etmeleri çok hoşuma gitti ilkin. Bir kart alıyorsunuz, tıpkı kontör kartları gibi. Arkasındaki numarasyı sms olarak gönderiyorsunuz ve 2MB lik kotalı bir internet paketine sahip oluyorsunuz. İlk aldığımda ne olduğunu anlamadığım bu kartın ne olduğunu keşfedince standın etrafında bir tur daha atıp gidip bi kaç tane daha aldım ama ne fayda, bir defa kazıyınca ikincisine izin veriyorlar en fazla, o da 30 gün sonra. Ya dabaşka bişey, ne fark eder ki ille bi kısıt koyuyorlar işte. Zaten numarayı göndermek bi fayda vermedi, sonrasında bir bilgilendirme mesajı bekledim gelmedi, ben de hesabım aktifleşmiştir deyip internete girdim ama kontörüm gitti gene. Ulan türksel yapılır koskoca fuarda, ayıp be kardeşim.

En dipteki Digiturk salonu harbiden içerde yatıp yuvarlanılacak cinstendi ama benim vaktim olmadığı içn orda pek durmadım, zaten o güzelim salona vurulup televizyon gibi bişeye para verecek adam değilim ya neyse.

İlk 3 salonu işadamalarına ayırmışlar, benim torpilim vardı, gittim gördüm ama yine hüsran, yine ayrılık. Bilmiyorum belki de büyük işler böyle tatsız yerlerde yapılıyor ama ben bu fuara vurulmadım malesef. O ne biçim işadamı standı yahu, bir kaç yazı asmışlar oraya; “çakmaklara gaz doldurulur” kabilinden ve iş bekliyorlar, belki de sadece konuşacak birini arıyorlar 😀 valla ben anlamadım, anlayana aşk olsun.

İstanbuldaki etkinliklerin tam bir listesini sunan bir web sayfasının tanımını yapan istanbul valiliği standı (ya da onun gibi bişey) azcık ilgi toplayınca ben de gittim, baktım. http://etkinlik.istanbul.gov.tr adresinin tanıtımı yapılıyordu ve benim hoşuma gitti. İçimden “Aa ne güzel burdan öğrenebiliyoruz” falan gibi şeyler geçirirken arkadan iki genç kardeşim geldi benim gibi 🙂

“Olm siteye bak lan”

Ben bu çağırma ünleminde tıpkı benim duyduğum gibi bir ilgi duyulduğunu sezdim ama bir süre bekledikten sonra gelen cevap ilginçti.

“Ne biçim tasarımı var lan bunun, nasıl bi site bu”

“Doğru, çok çirkin”

deyip çekip gittiler benim şaşkın bakışlarımın üstünden. Az çok tasarım olayından ben de anlıyorum ama hiç o taraftan bakmamıştım siteye. Günübirlik bi dünya işte, ben tasarımı eleştirmek için baksaydım onlardan daha acımasız bi yorum yapardım muhtemelen ama benim gözüm bu tarafını görmüyordu. Demek insanların beğenisini kazanmak için bazı şeyleri saklayabilmek, dikkatini çelmek gerekiyor. Benim aklımı çelebilmeleri gibi yani. O devasa etkinlikte de bunu yapamadıkları zaman boşa zaman harcadıklarını farketseler iyi olur.

Bir de kapitalizmin güzel görünümlü standları arasında devlet erkanına ait (herhalde nüfus müdürlüğü ya da valilik gibi bişeydi) bir standta orda görmeye alışkın olmadığımız bi şekilde şişman, bakımsız, pos bıyıklı ve saygısız davranışları olan bi görevli amca kimsenin yapmadığını yaptı ve bi sigara yaktı güzelim mekanda ki bu pamukkalenin beyazında bir hayvan dışkısından farksız görünüyordu orda. Yazık diyorum başka bişey demiyorum.

Ve girisi… Orta salonlarda küçüklü büyüklü birsürü standta stand görevlileri müşteri bekliyordu, kağıtlar dağıtıyordu, kızlar ilgi çekmeye çalışıyordu, türk telefom standında şapka dağıtılıyordu vs vs vs vs. Gitmeden önce “Gitme yahu bişey yok” diyen çok oldu ama dinlemedim, kendi gözlerimle görmem lazımdı, gördüm.

Reklamlar

Entry filed under: Genel. Tags: , , , , .

Fatih Akın askerlik yapmak istemiyormuş Sonunda kavuşabildim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Takvim

Ekim 2007
P S Ç P C C P
« Eyl   Ara »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

İstatistik

  • 42,411 sayfa görüntüleme

%d blogcu bunu beğendi: